<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Rehberi | Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</title>
	<atom:link href="https://www.colormed.com.tr/katagori/saglik-rehberi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.colormed.com.tr</link>
	<description>İstanbul&#039;da en iyi emar, tomografi, renkli ultrason ve HSG çekim merkezi.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Dec 2024 12:36:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>İnfluenza ve Çeşitleri</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/influenza-ve-cesitleri.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/influenza-ve-cesitleri.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 09:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[influenza b]]></category>
		<category><![CDATA[influenza a]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=536</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnfluenza, halk arasında grip olarak bilinen, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan viral bir hastalıktır. Her yıl, özellikle soğuk kış aylarında, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen influenza, bazen hafif geçse de ciddi komplikasyonlara yol açabilir. İnfluenza, yaygın iki ana tip olan İnfluenza A ve İnfluenza B virüsleri tarafından tetiklenir. Genellikle &#8220;Nasıl bulaşır?&#8221; &#8220;İnfluenza A ve B [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/influenza-ve-cesitleri.html">İnfluenza ve Çeşitleri</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnfluenza, halk arasında grip olarak bilinen, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan viral bir hastalıktır. Her yıl, özellikle soğuk kış aylarında, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen influenza, bazen hafif geçse de ciddi komplikasyonlara yol açabilir. İnfluenza, yaygın iki ana tip olan İnfluenza A ve İnfluenza B virüsleri tarafından tetiklenir. Genellikle<strong> &#8220;Nasıl bulaşır?&#8221; &#8220;İnfluenza A ve B arasındaki fark nedir?&#8221;</strong> gibi sorular aklımızı kurcalar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">İnfluenza Nedir?</h3>



<p>İnfluenza, solunum yolu ile bulaşan bir virüs enfeksiyonudur. Virüs; burun, boğaz ve akciğerleri etkileyerek vücutta ateş, halsizlik, öksürük ve kas ağrıları gibi şikayetlere yol açar. İnfluenza, genellikle solunum yoluyla, enfekte kişilerin öksürme veya hapşırması yoluyla yayılır. Ayrıca, virüsle kirlenmiş yüzeylere dokunarak da bulaşabilir. Enfekte bir kişi, semptomların başladığı andan birkaç gün sonra virüsü başkalarına bulaştırabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">İnfluenza A ve B Arasındaki Farklar</h3>



<p>İnfluenza virüsleri, genetik farklılıklarına göre birkaç gruba ayrılır. Bunlar arasında en yaygın olanları İnfluenza A ve İnfluenza B virüsleridir. Bu iki tür arasında bazı temel farklar bulunur:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>İnfluenza A</strong>: İnfluenza A virüsü, dünya çapında salgınlara neden olabilen daha yaygın bir türdür. Bu virüs, hem insanlarda hem de hayvanlarda enfeksiyonlara yol açabilir. İnfluenza A, zaman zaman genetik değişiklikler (antijenik kayma ve kayma) geçirerek yeni alt tipler oluşturur. Bu yüzden her yıl farklı alt grupların yayılması, aşıların her yıl güncellenmesini gerektirir. H1N1 ve H3N2 gibi alt tipler, bilinen İnfluenza A suşlarıdır.</li>



<li><strong>İnfluenza B</strong>: İnfluenza B, genellikle daha sınırlı bir coğrafi alanda etkili olan ve sadece insanları enfekte eden bir virüs türüdür. Genetik değişim gösterse de, İnfluenza A&#8217;ya göre daha az varyasyon gösterir. Salgınlar genellikle daha küçük çapta olur ve bu türde mutasyon riski daha düşüktür.</li>
</ul>



<p>Her iki virüs türü de benzer şekilde grip belirtilerine yol açabilir, ancak İnfluenza A’nın daha yaygın ve daha fazla komplikasyona yol açma potansiyeli vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">İnfluenza Belirtileri</h3>



<p>İnfluenza genellikle hızlı bir şekilde başlar ve belirtileri şunları içerir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yüksek ateş (38°C ve üstü)</li>



<li>Titreme ve terleme</li>



<li>Halsizlik ve yorgunluk</li>



<li>Boğaz ağrısı</li>



<li>Kas ağrıları ve baş ağrısı</li>



<li>Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı</li>



<li>Kuru öksürük</li>



<li>İshal ve kusma (çocuklarda daha sık)</li>



<li>Kulak ağrıları (enfeksiyona bağlı)</li>
</ul>



<p>İnfluenza belirtileri, soğuk algınlığına benzer olabilir, ancak genellikle daha şiddetlidir ve aniden başlar. Aynı zamanda, boğaz ağrısı ve kas ağrıları gibi daha belirgin semptomlar da görülebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Semptomatik Tedavi Yöntemleri</h3>



<p>İnfluenza tedavisinde genellikle semptomatik tedavi uygulanır. Bu, hastalığın belirtilerini hafifletmeye yönelik tedavi yöntemlerini içerir. Şunları içerebilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler</li>



<li>Sıvı alımı</li>



<li>İstirahat</li>



<li>Buhar veya tuzlu su burun spreyleri</li>
</ul>



<p>Bunların dışında, bazı durumlarda hekimler antiviral ilaçlar da reçete edebilir. Durumun ciddiyetine göre tedavi yaklaşımları değişebilir. Doktorunuzun reçetesine ve önerilerine uymanız önemlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ne Zaman Hekime Danışılmalı?</h3>



<p>İnfluenza, çoğu zaman kendiliğinden iyileşebilen bir hastalık olsa da, bazı kişilerde ciddi durumlara yol açabilir. Ateş 3 günden uzun sürdüyse, nefes darlığı hissediyorsanız veya diğer semptomlar ağırlaştıysa en kısa zamanda bir hekime başvurmalısınız.</p>



<p>&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Özetle</h3>



<p>İnfluenza, özellikle soğuk kış aylarında yaygın bir hastalık olmakla birlikte, çoğu kişi için hafif seyirli olabilir. Ancak, İnfluenza A ve İnfluenza B gibi farklı virüs türlerinin hastalığı etkilemesi, belirtilerin şiddetini ve komplikasyon risklerini artırabilir. Hastalığın belirtileri görüldüğünde, özellikle hafif ateş, halsizlik ve hafif öksürük gibi şikayetler varsa, semptomatik tedaviyle rahatlama sağlanabilir. Ancak, belirtilerin ciddi hale gelmesi durumunda veya riskli gruplarda yer alıyorsanız, bir hekime danışmanız önemlidir.</p>



<p>&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tarihte Grip</h2>



<p>Grip hastalığının en bilinen adı, Galya yerlilerinin dilindeki &#8220;gripan&#8221; kelimesinden türetilmiştir ve bu kelime &#8220;bulaşmak&#8221; anlamına gelir. Tıbbi literatürde ise grip, İtalyanca kökenli &#8220;influenza&#8221; adıyla anılmaktadır. Bu kelime, &#8220;yıldızlardan gelen gizli kuvvet&#8221; anlamına gelir. Ayrıca halk arasında grip, &#8220;flu&#8221;, &#8220;nezle&#8221; ve &#8220;paçavra hastalığı&#8221; gibi isimlerle de anılmaktadır.</p>



<p>Grip hastalığıyla ilgili kayıtlar oldukça eski zamanlara dayanır. M.Ö. 5. yüzyılda, Hipokrat, Sicilya&#8217;da ordu içindeki bir grip salgınını kayda geçirmiştir. Bilinen en eski grip pandemisi ise 1510 yılında Malta&#8217;da başlamış ve Sicilya üzerinden tüm Avrupa&#8217;ya yayılmıştır. Ardından 1580, 1780-1782, 1830-1833, 1847-1850 ve 1889-1892 yıllarında büyük grip salgınları yaşanmış ve bu salgınlar 20. yüzyıldan önceki önemli pandemiler olarak tarihe geçmiştir (Tarihçe Kaynak : <a title="Wikipedia" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Grip" target="_blank" rel="noopener">Wikipedia</a>).</p>



<p>&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"> </h2>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&#8220;<a title="Çocuklarda süper grip vakaları" href="https://www.colormed.com.tr/cocuklarda-super-grip-vakalari.html" target="_blank" rel="noopener">Çocuklarda süper grip vakaları</a>&#8221; hakkında ilgili sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.</p>



<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/influenza-ve-cesitleri.html">İnfluenza ve Çeşitleri</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/influenza-ve-cesitleri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vitaminler ve Vitamin Takviyesi</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/vitaminler-ve-vitamin-takviyesi.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/vitaminler-ve-vitamin-takviyesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin eksikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için, her bir organımızın, hücremizin ve dokumuzun belirli besin öğelerine ihtiyaç duyduğunu biliyoruz. Bu öğelerin başında vitaminler gelir. Ancak, vitamin takviyesi kullanımının kendi başına yapılması istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Vitaminlerin doğru şekilde kullanımı, vücutta dengeyi sağlamak adına oldukça önemlidir. Peki, vitamin nedir, neden ihtiyaç duyarız ve kimler vitamin takviyesi kullanmalı? [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/vitaminler-ve-vitamin-takviyesi.html">Vitaminler ve Vitamin Takviyesi</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için, her bir organımızın, hücremizin ve dokumuzun belirli besin öğelerine ihtiyaç duyduğunu biliyoruz. Bu öğelerin başında <strong>vitaminler </strong>gelir. Ancak, <strong>vitamin takviyesi </strong>kullanımının kendi başına yapılması istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Vitaminlerin doğru şekilde kullanımı, vücutta dengeyi sağlamak adına oldukça önemlidir. Peki, <strong>vitamin nedir</strong>, neden ihtiyaç duyarız ve kimler <strong>vitamin takviyesi</strong> kullanmalı?</p>



<p><strong>Vitamin Nedir?</strong></p>



<p>Vitaminler, vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için gerekli olan organik bileşiklerdir. Vücudumuz bu bileşenlerin tümünü kendi başına üretemez, bu nedenle dışarıdan, genellikle besinler yoluyla temin etmemiz gerekir. Vitaminler, iki ana gruba ayrılır: <strong>suda çözünebilenler</strong> (C vitamini, B grubu vitaminleri) ve <strong>yağda çözünebilenler</strong> (A vitamini, D vitamini, E vitamini, K vitamini). Her bir vitaminin vücutta farklı işlevleri vardır ve eksiklikleri sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>



<p><strong>Bilinen vitaminler nelerdir?</strong></p>



<p>Bilinen tüm vitaminler A, B (B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12), C, D, E ve K olarak adlandırılır.</p>



<p><strong>Suda çözünen vitaminler nelerdir?</strong></p>



<p>Suda çözünen vitaminler; C ve B vitaminleridir.  </p>



<p><strong>Yağda çözünen vitaminler hangileridir?</strong></p>



<p>Yağda çözünen vitaminler A, D, E, K vitaminleridir.</p>



<p><strong>Vitaminlere Neden İhtiyacımız Var?</strong></p>



<p>Vitaminler; metabolizma, bağışıklık sistemi, hücresel onarım, enerji üretimi gibi pek çok hayati işlevi yerine getirmede görevlidir. Vücudumuz, vitamin eksiklikleri nedeniyle çeşitli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir. Örneğin; <strong>D vitamini</strong> kemik sağlığındaki önemi ile ön plana çıkarken, <strong>C vitamini</strong> ise bağışıklık sistemini desteklemesiyle bilinir. A vitamini ise görme keskinliği için kritik öneme sahiptir. <strong>Vitamin eksikliği </strong>yaşamamak adına yeterli ve dengeli beslenmek çok önemli bir konu olmasına rağmen, yeterli beslenmek vitamin eksikliği yaşamamak için tek başına yeterli olmayabilir. Bazı durumlarda (hastalık, çevresel koşullar ve ileri yaş gibi) vücut <strong>vitamin emilimi</strong> konusunda yetersiz kalabilir. Bu durumlarda vitamin takviyesi alınması gerekebilir.</p>



<p><strong>Kimler Vitamin Takviyesi Kullanmalı?</strong></p>



<p>Günümüzde, özellikle <strong>pandemi sonrasında</strong> herkesin aklında “sağlıklı olmak için mutlaka vitamin takvitesi almalı mıyım?” sorusu oluşmaktadır.</p>



<p>Vitamin ihtiyacı, kişiden kişiye değişir ve kişisel sağlık durumlarına bağlı olarak belirlenir. Bu yüzden her bireyin vitamin takviyesi kullanımı ihtiyacı farklılık gösterebilir. Özellikle aşağıdaki gruptaki bireylerin vitamin desteğine ihtiyaç duyma olasılığı daha yüksektir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yetersiz Beslenenler</strong></li>



<li><strong>Yaşlılar</strong></li>



<li><strong>Gebeler ve Emziren Anneler</strong></li>



<li><strong>Sık Hastalananlar</strong></li>



<li><strong>Veganlar ve Vejetaryenler</strong></li>
</ul>



<p><strong>Vitamin Takviyesi Kullanımı Neden Doktor Kontrolünde Olmalı?</strong></p>



<p>Vitamin takviyesi kullanımı; bazen sağlıklı bir yaşam sürdürmek için olmazsa olmazımız olurken, aynı zamanda fazla kullanımının önüne geçmek için titizlikle yürütülmesi ve yönetilmesi gereken bir süreçtir. Fazladan vitamin alımı, eksiklikleri gibi tehlikeli olabilir. Bu yüzden vitamin kullanımı, bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda belirlenmeli ve mutlaka bir doktor kontrolünde alınmalıdır.</p>



<p>Birçok vitaminin vücuttaki etkileri farklıdır ve bunların doğru miktarda alınması önemlidir. Aksi takdirde, aşırı miktarda alınan vitaminler zararlı olabilir ve vücutta başka sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca bazı vitaminler, diğer ilaçlarla etkileşime girebilir. Örneğin, kan sulandırıcı ilaç kullanan bir kişi, <strong>K vitamini</strong> alımına dikkat etmelidir, çünkü K vitamini bu ilaçlarla etkileşime girerek kanın pıhtılaşma özelliğini değiştirebilir. Aynı zamanda bazı tedavileri desteklemek için de bazı vitamin takviyelerinin kullanımı doktorunuz tarafından önerilebilir.</p>



<p><strong>Özetle</strong></p>



<p>Vitaminlerin vücutta sağladığı faydalar yadsınamaz. Ancak vitamin takviyesi alma ihtiyacının her birey için farklılık gösterebileceği unutulmaması gerekir. Aşırı vitamin kullanımı ya da vitamin eksikliği sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, vitamin takviyeleri kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışmak ve uzman görüşü almak en doğrusu olacaktır.</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p><strong>İlgili Sayfalar: </strong></p>



<p><a title="" href="https://www.colormed.com.tr/potasyum-ne-ise-yarar.html" target="_blank" rel="noopener">Potasyum nedir?</a> sorusuna yanıt bulmak için ilgili sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/vitaminler-ve-vitamin-takviyesi.html">Vitaminler ve Vitamin Takviyesi</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/vitaminler-ve-vitamin-takviyesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Topuk ağrısı neden olur?</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/topuk-agrisi-neden-olur.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/topuk-agrisi-neden-olur.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 17:03:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=361</guid>

					<description><![CDATA[<p>Topuk ağrısı neden olur? Nasıl tedavi edilir? Plantar fasiit ve Aşil tendiniti adı verilen ortopedik problemler topuk ağrısının en sık görülen nedenlerini oluşturuyor. Ağrıyan topuklar, ayak ve ayak bileği şikayetlerinin yaygın arasında yer alıyor. Dinlenme, medikal tabanlıklar ve germe hareketleri zamanla ağrıyı hafifletebiliyor Ancak tedavi edilmeyen topuk ağrısı nedenin belirlenemediği ve uygun tedavi planlaması yapılmadığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/topuk-agrisi-neden-olur.html">Topuk ağrısı neden olur?</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Topuk ağrısı neden olur? Nasıl tedavi edilir?</span></strong></p>
<p>Plantar fasiit ve Aşil tendiniti adı verilen ortopedik problemler topuk ağrısının en sık görülen nedenlerini oluşturuyor. Ağrıyan topuklar, ayak ve ayak bileği şikayetlerinin yaygın arasında yer alıyor. Dinlenme, medikal tabanlıklar ve germe hareketleri zamanla ağrıyı hafifletebiliyor Ancak tedavi edilmeyen topuk ağrısı nedenin belirlenemediği ve uygun tedavi planlaması yapılmadığı durumlarda kronik hale gelebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Baloğlu, topuk ağrısı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Merak Ettiğiniz Sorular ;</p>
<ul>
<li><em><strong>Topuk ağrısı nedir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk ağrısı neden olur?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk ağrısı nasıl tedavi edilir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk dikeni nasıl tedavi edilir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk ağrısı tedavi edilmezse ne olur?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk ağrısına başka neler sebep olur?</strong></em></li>
<li><em><strong>Hangi hastalıklar topuk ağrısı yapar?</strong></em></li>
<li><em><strong>Plantar fasiitin belirtileri nelerdir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk ağrısı olmaması için hangi önlemler alınabilir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Topuk ağrısı için evde uygulanabilecek yöntemler nelerdir?</strong></em></li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Topuk ağrısı nedir?</span></strong></p>
<p>Topuk ağrısı, özellikle de bıçak saplanan şekilde hissedilen topuk ağrısı çoğunlukla, topuk dikeni sendromu olarak da adlandırılan bir durum olan plantar fasiitten kaynaklanır. Topuk ağrısı, stres kırığı, tendinit, artrit, sinir tahrişi veya nadiren kist gibi başka nedenlere de bağlı olabilir. Birkaç potansiyel neden olduğundan, topuk ağrısının doğru şekilde teşhis edilmesi önemlidir. Ortopedi ve travmatoloji uzmanları tüm olasılıkları ayırt edebilir ve topuk ağrısının altında yatan kaynağı belirleyebilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Topuk ağrısı neden olur?</strong></span></p>
<p>Çocukluk döneminde topuk ağrısının yüzde 90’ı büyümeye bağlı olarak görülür. Büyüme dışında düşme, çarpma, topuk bölgesinin zedelenmesi gibi travma sonucu da meydana gelebilir. Nadiren de olsa tümör varlığı nedeniyle topuk ağrısı gelişebilir.</p>
<p>Erişkin dönemde de topuk ağrısının nedenleri arasında tümör varlığı ve geçirilen travmalar vardır.</p>
<p>Topuk ağrısı plantar fasial yani ayakaltındaki bağın kısalmasına ya da zedelenmesine bağlı da olmaktadır.</p>
<p>Ayrıca topuk dikeni olarak bilinen rahatsızlık topuk ağrısına neden olur. Topuk dikeni kendi başına olmaz. İlk önce plantar fasial meydana gelir eğer bu tedavi edilmezse topuk dikenine döner. Dolayısıyla topuk dikeni aşaması görüldüyse bir hastada hemen müdahale edilmelidir.</p>
<p>Topuk ağrısının en yaygın nedenleri plantar fasiit ve Aşil tendinitidir.</p>
<p>Topuk ağrısının nedenleri ayrıca şunları içerir:</p>
<p><em>Aşil tendiniti</em><br />
<em>Aşil tendonu yırtılması</em><br />
<em>kemik tümörü</em><br />
<em>Bursit (eklem iltihabı)</em><br />
<em>Haglund deformitesi</em><br />
<em>topuk dikeni</em><br />
<em>Osteomiyelit (kemik enfeksiyonu)</em><br />
<em>Paget kemik hastalığı</em><br />
<em>Periferik nöropati</em><br />
<em>plantar fasiit</em><br />
<em>reaktif artrit</em><br />
<em>Retrokalkaneal bursit</em><br />
<em>Romatoid artrit (inflamatuar eklem hastalığı)</em><br />
<em>Sarkoidoz (vücuttaki inflamatuar hücre koleksiyonları)</em><br />
<em>Gerilme kırıkları</em><br />
<em>Tarsal tünel sendromu</em></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Topuk ağrısı nasıl tedavi edilir?</span></strong></p>
<p>Topuk ağrısını yaş gruplarına göre ayırmak gerekir. Genellikle erken çocukluk yaş döneminde ya da çocukluk döneminde topuk ağrılarının büyük kısmı, büyüme plağının aktif olmasına veya onun zorlanmasına bağlı gelişir. Çocukluk döneminde bu durum ufak bir tabanlık desteği ya da spor aktivitelerin modifikasyonu ile çözülebilir.</p>
<p>Eğer 20’li yaşlardan sonra ortalama 40-45 yaşlarına kadar topuk ağrısı görülüyorsa plantar fasial denilen ayak tabanında bir kasın kısalmasına ya da zedelenmesine bağlı ağrı akla gelmektedir. Tıptaki karşılığı plantar fasiit olan bu rahatsızlık bir tabanlık ya da ayakkabı modifikasyonu, egzersiz ve ilaç tedavisi ile iyileştirilebilir.</p>
<p>Ancak 35 ve 40’lı yaşlardan sonra topuk ağrısı, plantar fasial ile birlikte gelişen topuk dikeniyle daha sık görülür. Topuk dikeni olarak adlandırılan rahatsızlık tam o planter fasialin kemiğe yapışma yerindeki kemik dokusunun büyümesidir. Dikenimsi bir hal alıp yumuşak dokuya batar ya da onun tahrişi ile birlikte ağrıya neden olur.</p>
<p>Topuk dikeninde ilaç ve tabanlık desteği gibi diğer topuk ağrılarında uygulanan yöntemler faydalı olmamaktadır. Bu sefer çeşitli tedaviler devreye girer. Öncelikle ESWT denilen daha çok fizik tedavinin içerisinde olan ultrason tedavisi devreye girer. Diğer bir tedavi ise çok yaygın kullanılan PRP tedavisidir. PRP halk tarafından kök hücre tedavisi olarak bilinir.</p>
<p>Son yıllarda ise daha çok popüler olan ve etkinliği kanıtlanmış bir tedavisi kullanılmaktadır. Lazer ile topuk dikeni kırma tedavisi pek çok hastanın yüzünü güldürmektedir. Çünkü topuk dikeninin ameliyatla tedavisinin sonuçları çok iyi değil ve topuk dikeni cerrahisi artık neredeyse hiç uygulanmamaktadır. Bu nedenle ameliyat dışı tedaviler topuk ağrısı tedavilerinde popüler olmaktadır. Bu tedaviler, hastanın rahatsızlığının aşamasına göre planlanır. Hastanın grafisine, ağrının durumuna göre karar hangi tedavinin uygulanacağına karar verilir. Ancak mutlaka egzersiz tedavileri bu sürece dahil edilmelidir.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Topuk dikeni nasıl tedavi edilir?</span></strong></p>
<p>Topuk dikeni ilaç tedavisi ile geçmez. ESWT, PRP uygulamaları ya da kortizon tedavisine başvurulur. Bir de lazer tedavisi uygulanmaktadır. Radyofrekans ile topuk dikeni tedavisinde (RF) olumlu geri dönüşler alınmaktadır. .<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Topuk ağrısı tedavi edilmezse ne olur?</span></strong></p>
<p>Topuk ağrısı sıkça karşılaşılan sağlık sorunlarından biridir. Topuk ağrısı yürümede etkin olduğu için mutlaka bir travmaya maruz kalmaktadır. Ağrı hissedilmesin diye yürürken aksamaya sebep olur bu da hastanın yaşamsal konforunu bozar. Bununla birlikte topuk ağrısı yürümeyi bozduğu için dize ve kalçaya da etki eder. O eklemleri de bozar dolaysıyla mutlaka tedavi edilmesi gerekir.</p>
<p>Topuk ağrısı erken dönemde baş edilebilen bir ağrı olsa da orta ve ileri seviyede hastaların yaşamsal faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir.</p>
<p>Topukta olan ağrının karakteri daha çok yükteyken ortaya çıkar. Eğer hasta gündüz ayakta çok kaldıysa gece topuk ağrısını daha fazla hisseder. Ancak asıl yataktan kalktığında, topuk üzerine uyku sonrası ilk bastığı anlarda ağrıyı şiddetli olarak hisseder. Bu ağrı ortalama yarım saat içinde azalır.</p>
<p>Genellikle hastalar topuk ağrısı hissettiğinde uzmanlara başvurmaz, ilaç tedavisi ve kullandıkları tabanlıktan iyileşme sağlayamadıklarında doktora gelir. Ancak topuk ağrısı da ilk evrede uzmanlar tarafından tespit edilip tedavi edilirse ilerlemesi önlenebilir.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Topuk ağrısına başka neler sebep olur?</span></strong></p>
<p>Topuk ağrısına bazı hastalıklar veya rahatsızlıklar da neden olabilir.</p>
<p>Topuk ağrısının en büyük sebeplerinden biri fazla kilodur. Kilo ne kadar fazla ise topuğa binen yük de o kadar fazla olur. Dolayısıyla topuktaki hasar da o derece artar.</p>
<p>Topuk ağrısını sadece kemik ağrısı olarak düşünmemek gerekir. Tendonlarda oluşan kopma ve yırtılmalar aşil tendonunda travmalara neden olur. Bu travmalar nedeniyle özellikle sabahları aşil tendonunda ağrı ve sertliğe yol açar. Yorulma ve tendonun zorlanmasıyla topukta hissedilen ağrı da meydana gelir.</p>
<p>Bunların dışında bel fıtığında topuk ağrısı şikayetleri oluşabilir. Bir grup hasta ayak arkası ve topukta hissedilen ağrı ile başvurmaktadır.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Hangi hastalıklar topuk ağrısı yapar?</span></strong></p>
<p>Aşil tendon hastalıkları<br />
Ayak arka adalesindeki kısalıklar ve rahatsızlıklar<br />
Bel fıtığı<br />
Obezite</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Plantar fasiitin belirtileri nelerdir?</span></strong></p>
<p>Topuğun alt kısmında ağrı<br />
Ayak kemerinde ağrı<br />
Genellikle ortaya çıktıktan sonra daha kötü olan ağrı<br />
Aylarca artan ağrı<br />
Topuğun alt kısmında şişlik</p>
<p>Topuk ağrısı olmaması için hangi önlemler alınabilir</p>
<p>Öncelikle topuk ağrısının önüne geçmek için kilo kontrolünü sağlamak önemlidir.<br />
Topuk ağrısının gelişmemesi için kasların esnek olmasını sağlamak gerekir.<br />
Topuk ağrısını önlemek için iyi bir ayakkabı seçimi çok önemlidir. Çünkü düz taban, babet tarzı ayakkabı seçimleri kilonun %60-70’ini topuğa veri. Bu da o bölgenin çabuk aşınmasını ya da deforme olmasına sebep olur. Mutlaka hafif, 2 -3 cm kadar yükseklikte olacak yumuşak bir taban yapısı ve ayak bileğini destekleyici bir ayakkabı seçimi yapmak gerekir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Topuk ağrısı için evde uygulanabilecek yöntemler nelerdir?</span></strong></p>
<p>Esneme egzersizleri uygulayın: Baldır kaslarını geren egzersizler ağrıyı hafifletmeye ve iyileşmeye yardımcı olur.</p>
<p>Çıplak ayak yürümekten kaçının: Ayakkabısız yürüdüğünüz zaman, plantar fasyaya aşırı yük ve baskı uygulanmaktadır.</p>
<p>Buz uygulaması yapın: Topuğa günde birkaç kez 20 dakika buz torbası koymak iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur. Buzla topuğun arasına ince bir havlu koyulmalı; cilde doğrudan buz uygulanmamalıdır.</p>
<p>Aktivitelerinizi sınırlayın: Topuğu dinlendirmek için uzun süreli fiziksel aktivitelerin azaltılması önemlidir.</p>
<p>Ayakkabı seçimine dikkat edin: İyi bir kemer desteğine sahip destekleyici ayakkabılar giymek ve hafifçe yükseltilmiş topuk plantar fasya üzerindeki baskıyı azaltır.</p>
<p>İlaç kullanımına dikkat edin: Ağrı ve iltihabı azaltmak için ibuprofen gibi oral nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar önerilebilir.</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/topuk-agrisi-neden-olur.html">Topuk ağrısı neden olur?</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/topuk-agrisi-neden-olur.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamileliğin 24. haftası için bilinmesi gerekenler</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/hamileligin-24-haftasi-icin-bilinmesi-gerekenler.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/hamileligin-24-haftasi-icin-bilinmesi-gerekenler.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 16:59:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=359</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 hafta gebelik- Hamileliğin 24. haftası için bilinmesi gerekenler. 24 hafta gebelik, anne karnında bulunan bebeğin emme refleksi ve ses algılama gibi olağanüstü yeteneklerinin gelişmeye başladığı ve anne adayının fiziksel, ruhsal değişimlerinin doğuma yaklaştıkça şekillendiği evre olarak biliniyor. Bu hafta bebeğin omurilik ve beyin gelişimi devam ediyor ve bu gelişim doğum sonrası bebeğin 2 yaşına [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/hamileligin-24-haftasi-icin-bilinmesi-gerekenler.html">Hamileliğin 24. haftası için bilinmesi gerekenler</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelik- Hamileliğin 24. haftası için bilinmesi gerekenler.</strong></span></p>
<p>24 hafta gebelik, anne karnında bulunan bebeğin emme refleksi ve ses algılama gibi olağanüstü yeteneklerinin gelişmeye başladığı ve anne adayının fiziksel, ruhsal değişimlerinin doğuma yaklaştıkça şekillendiği evre olarak biliniyor. Bu hafta bebeğin omurilik ve beyin gelişimi devam ediyor ve bu gelişim doğum sonrası bebeğin 2 yaşına kadar sürüyor. Doğum öncesi ile doğum sonrası düzenli ve sağlıklı beslenme bebeğin anne karnında başlayan dönemlerinde zeka gelişimine katkıda bulunuyor. Memorial Dicle Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Hüseyin Altaş, hamileliğin 24. haftası ile ilgili merak edilenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong><em>Aklınızdaki Sorular ?</em></strong></p>
<ul>
<li><em>24 hafta gebelikte annedeki fiziksel değişimler nelerdir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte bebekteki değişimler nelerdir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte bebeğin kilosu ne kadar olmalıdır?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelik kaç ay yapar?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte kasık ağrısı neden olur?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte rahim ağrısı normal midir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte yapılması gereken testler hangileridir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte fundus yüksekliği ne anlama gelir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte cinsel ilişki yaşanır mı?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte mide yanması yaşanır mı?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte pembe akıntı normal midir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte doğum gerçekleşir mi?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte anne adayında gaz olur mu?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte üşüme neden olur?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte spor yapılır mı?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte uzun yolculuk yapılır mı?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte bebeğin önden gitmesi nedir?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelik sonlandırılır mı?</em></li>
<li><em>24. hafta gebelikte saç boyanır mı?</em></li>
<li><em>24. hafta gebelikte lazer epilasyon uygulaması yapılır mı?</em></li>
<li><em>24. hafta gebelikte diş çekilir mi?</em></li>
<li><em>24 hafta gebelikte varis tedavisi mümkün müdür?</em></li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte annedeki fiziksel değişimler nelerdir?</strong></span></p>
<p>Gebelik dönemini üç ayrı döneme ayıran hekimlere göre 24. hafta 2.dönemin sonlarına tekabül etmektedir. Bu dönemde gebeliğin ilk dönemlerinde çok fark edilmeyen hareketler fazlaca hissedilir ve gebenin rahim büyümesine paralel olarak karnı da büyür ve gebenin ağırlık merkezi karnının büyümesinde dolayı ön tarafa doğru hareket etmektedir. Bu durum sırt ve bel ağrıları oluşmasına neden olmaktadır. Bu aşamada karın cildinde kolajen denilen yapıların kırılması ile mavi mor renkte olan stria olarak isimlendirilen çatlaklar oluşmaya başlar, anne adayının hareket etmesine yoğun iş temposuna bağlı olarak bacaklarında ödem oluşumu görülür ve bacaklarında varisler oluşabilmektedir. Halk dilinde basur olarak bilinen hemoroid gelişebilir. Dolaşım sisteminde fazladan bulunan östrojen nedeni ile kılcal damarlarındaki belirginleşme izlenir bunlar beyaz tenli annelerde fazlaca görülebilmektedir. Bu haftada bazı hormonların yüksek miktarda ortaya çıkması anne adayında uykuya dalmakta güçlük çekilmesine ve vücut ısıları gebe olmayan kadınlara göre yaklaşık 0,5-1 derece daha fazla izlenmektedir. Kloazma denilen gebelik maskesi oluşmaya başlar bu hastalar özellikle güneş ışığına direkt maruziyetten uzak durmaları gerekmektedir. Saçları biraz daha gür ve canlı olmakla birlikte gebelik sonrası dökülmeler hızlanacaktır fakat endişeye gerek yok çünkü bu saç köklerinin tekrar çıkacağını bilmeleri gerekmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte bebekteki değişimler nelerdir?</span></strong></p>
<p>Bebeklerin kafası vücuduna oranla erken doğan bir bebeğe göre daha büyük vasıfta görünür, ciltleri deri esnekliğinin ve dolgunluğunu yeterince olmaması nedeni ile buruşuk, saçları kaş ve kirpikleri izlenir, el ayak ve parmakları ayır edilebilecek şekildedir. Gözleri açık olabilir ama ışık refleksleri yoktur, işitme refleksi ve emme refleksi mevcuttur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte bebeğin kilosu ne kadar olmalıdır?</strong></span></p>
<p>Bu annenin beslenmesine, kilo ve boyuna vücut yapısına ve genetik yapısına bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 700 gr civarında olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelik kaç ay yapar?</strong></span></p>
<p>Kadın hastalıkları ve doğum hekimleri gebelik sürecindeki bir ay döngüsünü 4 hafta olarak hesaplamaları nedeni ile yaklaşık gebeliğin 6. Ayına tekabül etmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</span></strong></p>
<p>Gebeliği planlamadan önce, planladıktan sonra ve gebelik sürecinde en çok dikkat edilmesi gereken durumlar arasında beslenme biçimi gelmektedir. Bu süreçte öncelikle doğal olan gıdalar ile beslenmek bol su içmek ve genelde sıvı gıdalar ile beslenmek gebelik sürecini rahat geçirmeyi sağlayacaktır, aynı zamanda kesinlikle sigara içmemelidir ve içilen ortamda kalınmamalıdır. Alkol ve madde kullanımından kesinlikle uzak durulmalıdır. Bu tür uyarı maddeler bebekte gelişimsel birtakım geri dönüşümü olmayan sağlık problemlerine sebep olabilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte kasık ağrısı neden olur?</span></strong></p>
<p>Gebelerdeki kasık ağrısı ilk etapta anneleri tedirgin eder ve düşük yapıyorum hissi yaratabilir, öncelikle telaş edilmemeli ve gebelik sürecinin takibini sağlayan hekime başvurulmalıdır. Kasık ağrılarının temeli genelde enfeksiyon nedenli olur ve bu enfeksiyon genellikle idrar yollarından kaynaklı olmaktadır. Düzenli hekim kontrollerinde tam idrar tetkiki yapılır bu nedenle kasık ağrılarınız başlamadan önlemi alınmış olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte rahim ağrısı normal midir?</strong></span></p>
<p>24.haftada rahim ağrısı olmamalıdır kısmen rahim kasılmaları olur. Tıbbi ismiyle Braxton-Hicks kasılmaları olarak tabir edilir halk dilinde bu duruma yalancı kasılma denilir, bu yalancı kasılmalar doğumun olmasına veya rahim ağzının açılmasına sebep olmaz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte yapılması gereken testler hangileridir?</span></strong></p>
<p>Anne adayları daha önceki kontrollerinde gerekli tüm tetkikleri yaptırmış ise 24.haftadaki kontrolde tekrar tam kan değerlerine, idrar testine bakılmalı herhangi bir anormallik durumunda gerekli görülen tedavi uygulanmalıdır. Bu haftalarda anne adaylarını ayırt etmeden hepsine şeker yükleme testi yapmalıdır ve sonucuna göre gerekli önlemler alınmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte fundus yüksekliği ne anlama gelir?</strong></span></p>
<p>Rahmin üst kısmın fundus diye adlandırılır, gebelikte ultrasona erişilmesi güç olan yerlerde klasik olarak leğen kemiği ön tarafı hizasından fundus’ a kadar olan ölçümün santimetre cinsinden değeri gebelik haftasıyla kısmen korele gider bu da çok hızlı bir şekilde gebelik haftasının öğrenilmesini sağlar. Günümüzde ultrason cihazlarının çok yaygınlaşması nedeniyle bu yöntem pek kullanılmamaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte cinsel ilişki yaşanır mı?</strong></span></p>
<p>Normal şartlarda bebeğin eşinin önde gelmesi, erken doğum tehdidi gibi birtakım anormallikler yoksa gebeliğin ilk gününden doğuma kadar her dönemde cinsel ilişki olabilir herhangi bir sakıncası yoktur.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte mide yanması yaşanır mı?</span></strong></p>
<p>Bebeğin büyümesi ile rahim de büyümektedir. Rahim mideye baskı yaparak mide içerisindeki yiyeceklerin kısmen yemek borusuna kaçmasına ve mide yanması diye tabir edilen reflüye sebebiyet vermektedir. Gebeliğin her ilerlediği döneminde reflü miktarı da artacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte pembe akıntı normal midir?</span></p>
<p>Gebelik esnasında rengi anormal gelen her akıntı hekime muayenesi gerektirmektedir. Pembe akıntı da bunlardan biridir, bu akıntı kanama, cinsel ilişki sonrası veya rahim ağzına herhangi bir kronik travma sonrası olabilir. Pembe olması ilk etapta aklımıza kanama olmasını getirecektir bu durumda göz ardı edilmemesi gereken durumlardan biridir. göz ardı edilmemesi gereken durumlardan biridir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte doğum gerçekleşir mi?</span></strong></p>
<p>24. hafta gebelikte doğum gerçekleşebilir. Hekimler tarafından istenilmeyen bir durumdur çünkü yenidoğanda birtakım sıkıntılar ile gerçekleşir. Bebeğin birtakım yaşamsal faaliyetlerini yerine getirebilecek organları tam gelişmemiş veya gelişmeye başlamamış olacaktır, bu organların başında solunum sistemi akciğerler, göz ve merkezi sinir sistemi gelir. Erken hafta doğum öncelikle engellenmeye çalışılmalı şayet engellenemiyor ise doğumun yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin tam faaliyet gösterdiği ileri merkezlerde olmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte anne adayında gaz olur mu?</span></strong></p>
<p>Gebeliğin bu haftasında gaz olur ama bu oran normal bir kadın ile aynı oranda olur, daha çok gebenin beslenme biçimi ile ilgilidir. Gebe kadında rahim büyümesine bağlı olarak karın içinde büyük yer kaplar ve bağırsaklara baskı yapar bu nedenle gaz kısmen fazla olabilir, kabızlık sıkıntısı olabilir, sindirimde güçlük çekilebilir. Mide boşalma hızı normal kadınlar ile benzerdir büyük değişiklikler izlenmez.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte üşüme neden olur?</span></strong></p>
<p>Üşüme daha çok demir eksikliği belirtileri olabilir bu durumda takip oldukları hekime başvurarak uygun görülmesi durumunda tedavileri yapılmalıdır. Tüm gebelere ilk kontrollünde kan tetkikleri kontrol edilir olası bir anemi durumunda gerekli tedavi uygulanmalıdır. Gebelerin kan değerlerinde herhangi bir düşüklük olmasa dahi 16. haftadan doğum sonu 6. aya kadar demir replasmanı yapılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte spor yapılır mı?</strong></span></p>
<p>Günlük yaşamdan çok uzaklaşmadan eforu yüksek olmayan yürüyüş, yüzme, koşu gibi sporlar yapılabilir, aşırı güç ve kuvvet gerektiren vücudu zedeleyecek sporlardan gebelik sürecinde uzak durulmalıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte uzun yolculuk yapılır mı?</span></strong></p>
<p>Bu soru yolculuğun uzunluğuna bağlıdır, anne adayının sürekli oturması, hareketsiz durması doğru değildir damarlardaki kan dolaşımını yavaşlatır ve birtakım sıkıntıları oluşmaya başlayabilir. Anne adayı uzun süreli yolculuklar yapmak zorunda ise gideceği yere belli aralıklarla mola verip kısa yürüyüşler yapabileceği şekilde yolculuğuna devam edebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelikte bebeğin önden gitmesi nedir?</strong></span></p>
<p>Gebelerin son adet tarihlerine göre bir gebelik yaşı hesaplanır yada ilk haftalardaki ultrason sonucuna göre bir hesaplama yapılır, bu hesaplamalar sonucu gebelik haftaları ilerde gidiyorsa anne karnındaki bebek olması gerekenden daha hızlı büyüyor demektir, ilk planda aklımıza diyabet hastalığı gelse de birçok nedene bağlı olan bu durum bir kadın doğum uzmanı tarafından detaylıca incelenmesi gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>24 hafta gebelik sonlandırılır mı?</strong></span></p>
<p>Öncelikle sonlandırma nedeni netleştirilmelidir, ülkemizde 10 haftaya kadar gebelikler yasal olarak sonlandırılabilmektedir ancak sonraki haftalarda ise Etik Kurul kararı ile bebeğin yaşam ile bağdaşmayacak anomaliler olması veya birtakım kromozomsal anomaliler olması sonucu gebelik sonlandırılması mümkündür.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24. hafta gebelikte saç boyanır mı?</span></strong></p>
<p>Anne adayları saç boyayabilirler ama bu boyaların doğal bitkisel boya olmasına dikkat edilmelidir. Pestisit, tiner, asbest gibi birçok kimyasal içeriğe sahip boyaların kullanılması halinde bu kimyasalların bebeğe geçme ihtimalini göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24. hafta gebelikte lazer epilasyon uygulaması yapılır mı?</span></strong></p>
<p>Lazer epilasyon uygulaması gebelik sürecinde yapılabilir. Lazer epilasyon uygulamasında elektrik akımı kıl köklerine verilerek uzayan kıl kökünü tahrip etme mekanizması ile çalışır normal koşullarda lazer epilasyon sırasında hastalara topraklama hattı takıldığından elektrik akımının bebeğe ulaşması ve zarar vermesi ihtimali yoktur.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24. hafta gebelikte diş çekilir mi?</span></strong></p>
<p>Diş çekilebilir hatta her haftada diş tedavisi olunabilir ama ağız hijyeni olmayan hastaların gebe kalmadan önce diş hekimlerine muayene olmaları gerekli ise tedavilerini eksiksiz olmaları gerekmektedir. Gebelik esnasında yapılacak tedaviler oluşabilecek düşük ihtimalini değiştirmemektedir ve olası bir ağız florasındaki bakterilerin kana karışması durumu ciddi sonuçlar geliştirebilir. Diş hekimine gidilere gebelik öncesi tüm kontrolleri ve tedavileri yaptırmak daha sağlıklı bir gebelik sürecini sağlayacaktır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">24 hafta gebelikte varis tedavisi mümkün müdür?</span></strong></p>
<p>Genellikle gebelerde varis olağan bir durumdur. Fakat bu varisler cerrahi bir işlem gerektiriyorsa deneyimli cerrahi hekimleri tarafından gebenin varis tedavisi olmasında bir sakınca yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>4 Boyutlu Ultrason hakkında bilgi edinmek için <a href="https://www.colormed.com.tr/4-boyutlu-ultrason-4d-usg.html">tıklayınız</a>.</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/hamileligin-24-haftasi-icin-bilinmesi-gerekenler.html">Hamileliğin 24. haftası için bilinmesi gerekenler</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/hamileligin-24-haftasi-icin-bilinmesi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Potasyum ne işe yarar?</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/potasyum-ne-ise-yarar.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/potasyum-ne-ise-yarar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 16:57:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Potasyum ne işe yarar? Hangi besinlerde bulunur? Hücrelerin doğru çalışmasını sağlayan elementlerden biri olan potasyumun eksikliği de fazlalığı da sağlık açısından sorun oluşturabiliyor. Vücuttaki sıvı –elektrolit dengesini sağlayan potasyum iskelet ve kalp kası aktivitesinde etkili olarak hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Ispanak, maydanoz ve marul gibi yeşil yapraklı sebzeler başta olmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/potasyum-ne-ise-yarar.html">Potasyum ne işe yarar?</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Potasyum ne işe yarar? Hangi besinlerde bulunur?</strong></span></p>
<p>Hücrelerin doğru çalışmasını sağlayan elementlerden biri olan potasyumun eksikliği de fazlalığı da sağlık açısından sorun oluşturabiliyor. Vücuttaki sıvı –elektrolit dengesini sağlayan potasyum iskelet ve kalp kası aktivitesinde etkili olarak hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Ispanak, maydanoz ve marul gibi yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere; kurubaklagiller, kuruyemişler, kuru meyveler, patates ve muz ile erik gibi meyvelerde bolca bulunan potasyumun yeterli tüketimi sağlıklı ve doğru çalışan bir vücut için önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Ceyda Nur Çakın, potasyum ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Aklınızdaki Sorular ?</span></strong></p>
<ul>
<li><em><strong>Potasyum nedir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum ne işe yarar?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyumun faydaları nelerdir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum kaç olursa tehlikeli olur?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum eksikliği (hipokalemi) nedir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum eksikliği belirtileri nelerdir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum eksikliği nasıl tedavi edilir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum yüksekliği (hiperkalemi) nedir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum yüksekliği belirtileri nelerdir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum yüksekliği nasıl tedavi edilir?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum içeren besinler hangileridir? Potasyum hangi besinlerde bulunur?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum değeri kaç olmalıdır?</strong></em></li>
<li><em><strong>Günlük potasyum ihtiyacı nasıl karşılanır?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyum takviyesi almak sağlıklı mıdır?</strong></em></li>
<li><em><strong>Bebeklerde potasyum yüksekliği görülür mü?</strong></em></li>
<li><em><strong>Potasyumdan kısıtlı diyette nelere dikkat edilmelidir?</strong></em></li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Potasyum nedir?</strong></span></p>
<p>Potasyum, hücre içi sıvıda yüksek miktarda bulunan pozitif yüklü bir elementtir. Vücuttaki sıvı- elektrolit dengesini sağladığından hayati öneme sahip bir mineral olan potasyumun eksikliği ve fazlalığı ciddi semptomlara yol açabilmektedir. Besinler ile alınan potasyum ince bağırsaklardan emilirken, atımı böbrekler tarafından gerçekleştirilir. Yetişkinlerin günde en az 2 gram potasyum alması gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Potasyum ne işe yarar?</strong></span></p>
<p>Potasyum vücutta sodyum ile birlikte çalışarak sıvı dengesini ve hücre içi sıvının devamlılığını sağlar. Vücutta iskelet ve kalp kası aktivitesi için potasyuma ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanı sıra temel besin öğelerinden karbonhidrat ve protein metabolizmasında yer alan potasyum vücudun temel enerji kaynağı olan glikozun glikojen şeklinde depolanmasını ve protein biyosentezini sağlamaktadır. Ayrıca potasyum eletrokimyasal uyarıların iletimini sağlamakta ve kas kasılmasını düzenlemektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyumun faydaları nelerdir?</span></strong></p>
<p>Yapılan çalışmalar potasyumun hipertansiyon ile kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde önemli bir role sahip olduğunu vurgulamaktadır. Potasyumdan zengin besinlerin tüketiminin felç riskini azaltabileceği bildirilmiştir. Ayrıca insülin direnci veya diyabeti olan kişilerde kan glikoz seviyelerinin düzenlenmesinde potasyumun olumlu etkileri mevcuttur.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum kaç olursa tehlikeli olur?</span></strong></p>
<p>Kandaki potasyum seviyesinin 3.5 mEq/L- 5 mEq/L değerleri arasında olması gerekmektedir. 3.5 mEq/L’nin altına düşmesine hipokalemi; 5 mEq/L’nin üzerinde olması ise hiperkalemi olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum eksikliği (hipokalemi) nedir?</span></strong></p>
<p>Kanda potasyum seviyesinin 3.5 mEq/L’nin altına düşmesine hipokalemi denir. Kusma, ishal, diüretiklerin (idrar söktürücü ilaçlar) kullanımı ve diyabetik ketoasidoz hipokalemiye yol açabilmektedir. Ayrıca potasyum atımını sağlayan aldesteron hormonunun yüksek olması (hiperaldesteronizm) da hipokalemiye yol açmaktadır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum eksikliği belirtileri nelerdir?</span></strong></p>
<p>Potasyum eksikliği kas zayıflığı ve paraliz, aritmi, iştahsızlık, bulantı ve kusmaya yol açabilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Potasyum eksikliği nasıl tedavi edilir?</strong></span></p>
<p>Hipokalemi, kişiye damar yolu ile potasyum verilerek tedavi edilir. Ayrıca beslenmenin potasyumdan zengin besinler içermesi önerilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum yüksekliği (hiperkalemi) nedir?</span></strong></p>
<p>Hiperkalemi kanda potasyum değerinin 5-5.5 mEq/L’nin üzerinde olmasıdır. Hiperkalemi genellikle böbrek fonksiyonları yetersiz olduğunda ortaya çıkmaktadır. Ağır egzersiz sonrası da kanda potasyum düzeyi yükselebilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum yüksekliği belirtileri nelerdir?</span></strong></p>
<p>Özellikle potasyum düzeyi 6.5 mEq/L’yi aştığında semptomlar kritik olmakla beraber; solunum güçsüzlüğü, kas krampları, kardiyak aritmi ve felç gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum yüksekliği nasıl tedavi edilir?</span></strong></p>
<p>Hiperkalemi durumunda kişiye potasyum atımını sağlayacak ilaçlar ve potasyumdan kısıtlı diyet verilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum içeren besinler hangileridir? Potasyum hangi besinlerde bulunur?</span></strong></p>
<p>Potasyumdan zengin besinlerin başında; ıspanak, maydanoz ve marul gibi yeşil yapraklı sebzeler gelmektedir. Bunun yanı sıra kurubaklagiller, kuruyemişler, kuru meyveler ve patates de yüksek miktarda potasyum içermektedir. Meyvelerden ise muz, erik, avokado potasyum yönünden zengindir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum değeri kaç olmalıdır?</span></strong></p>
<p>Kandaki potasyum seviyesinin 3.5 mEq/L-5 mEq/L değerleri arasında olması gerekmektedir. Referans değerler sağlık kuruluşları arasında bir miktar farklılık gösterebilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Günlük potasyum ihtiyacı nasıl karşılanır?</strong></span></p>
<p>Günlük potasyum ihtiyacı sebze, meyve, kurubaklagiller, kuruyemişler ve esmer undan yapılmış tahıllı ürünlerin tüketimi ile karşılanmaktadır. Yetişkinler için potasyumun günlük yeterli alım düzeyi 4.7 gramdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyum takviyesi almak sağlıklı mıdır?</span></strong></p>
<p>Potasyum eksikliği tespit edilmeden ve hekim önerisi olmadan potasyum takviyesi almak sağlıklı değildir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bebeklerde potasyum yüksekliği görülür mü?</span></strong></p>
<p>Yenidoğan bebeklerde böbrek üstü bezlerinde aşırı büyümeye neden olan doğumsal sorunlar nedeniyle potasyum yüksekliği görülebilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Potasyumdan kısıtlı diyette nelere dikkat edilmelidir?</span></strong></p>
<p>Potasyumdan kısıtlı diyette günlük potasyum alımı günde 1500-2000 mg’ı geçmemelidir. Bu nedenle yeşil yapraklı sebzeler ve salataların tüketiminden kaçınılmalı, patates ve kurubaklagillerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Düşük potasyum içeren sebzeler haşlanıp suyu süzüldükten sonra diğer malzemeler ile karıştırılarak yemek haline getirilmeli, salça kullanılmamalıdır. Kuru meyveler ve muz tüketilmemeli; uygun meyveler kabuğu soyularak sınırlı miktarda alınmalıdır. Kakao ve kahve tüketiminden kaçınılmalıdır. Ayrıca sakatatlar ve salam, sucuk sosis gibi şarküteri ürünleri de potasyumdan zengin olduğundan günlük beslenmede yer almamalıdır. Bulgur ve tam tahılı ürünler yerine pirinç ve beyaz undan yapılan ürünler tercih edilmeli; mutlaka beslenme uzmanından destek alınmalıdır.</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/potasyum-ne-ise-yarar.html">Potasyum ne işe yarar?</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/potasyum-ne-ise-yarar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Süper Grip Vakaları</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/cocuklarda-super-grip-vakalari.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/cocuklarda-super-grip-vakalari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 16:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=355</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda belirtileri Covid&#8217;e benzeyen süper grip! Koronavirüs sürecinde maske, mesafe ve hijyen sayesinde en çok grip ve soğuk algınlığı vakalarında azalma meydana gelirken; zamanla birlikte özellikle grip vakalarının şiddetli bir şekilde geri döndüğü gözlemleniyor. Pandemi öncesi senelere kıyasla daha agresif seyreden soğuk algınlığı enfeksiyonlarına halk arasında “Süper grip” adı veriliyor. Süper grip, çocukları da önemli [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/cocuklarda-super-grip-vakalari.html">Çocuklarda Süper Grip Vakaları</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>Çocuklarda belirtileri Covid&#8217;e benzeyen süper grip!</strong></em></span></p>
<p>Koronavirüs sürecinde maske, mesafe ve hijyen sayesinde en çok grip ve soğuk algınlığı vakalarında azalma meydana gelirken; zamanla birlikte özellikle grip vakalarının şiddetli bir şekilde geri döndüğü gözlemleniyor. Pandemi öncesi senelere kıyasla daha agresif seyreden soğuk algınlığı enfeksiyonlarına halk arasında “Süper grip” adı veriliyor. Süper grip, çocukları da önemli oranda etkiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Seda Günhar, “Süper grip” hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Solunum yolu enfeksiyonu; akciğerlerin, solunum yollarının, sinüslerin veya boğaz enfeksiyonudur. Solunum yolu enfeksiyonları yıl boyunca görülebilir fakat insanların kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirme eğiliminde olduğu sonbahar ve kış aylarında bu enfeksiyonlarda önemli bir artış olur.<br />
Grip vakaları artıyor</p>
<p>Sosyal mesafe, maske ve el dezenfektanı gibi pandemi sürecinde aldığımız bir çok önlem solunum yolu enfeksiyonlarında ciddi şekilde düşmesine neden olmaktaydı. Ancak bu sene kısıtlamaların hafiflemesi ve aşılamadan dolayı insanların daha çok bir araya gelmesi ile soğuk algınlığı ve grip (influenza) gibi solunum yolu enfeksiyonlarının sayısında yeniden artışlar izlenmeye başlanmaktadır.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">PCR testi negatif ama belirtiler Covid-19 gibi</span></strong></p>
<p>Havaların soğumaya başlamasıyla, bir çok kişi soğuk algınlığı ve griple karşı karşıya gelmektedir ancak son dönemlerde daha agresif enfeksiyonlar görülmektedir. Üstelik Covid-19 belirtilerine benzeyen bu enfeksiyonlarda PCR testi yapıldığında sonuç negatif çıkmaktadır. Covid-19 PCR testlerinin negatif olmasına rağmen koronavirüs benzeri semptomlar tanımlayan hastalarda son zamanlarda artış bulunmaktadır. Pandemi öncesi yıllara kıyasla daha agresif seyreden bu solunum yolu enfeksiyonu tablosuna “Süper Grip” adı verilmektedir.<br />
Gribe olan bağışıklık düştü</p>
<p>Maske, mesafe, hiyjen tedbirleri sayesinde olağan grip ve diğer mevsimsel virüslere maruz kalınmaması, toplumda bu virüslere karşı bağışıklık seviyesinin düşmesi ve sonuç olarak enfeksiyonlara karşı direnç azalmaya bağlı olarak bu tablonun geliştiği düşünülmektedir.</p>
<p><em>&#8220;Tüm belirtileri <strong>Covid-19’a benzer</strong> seyreden süper gribin belirtileri şöyle sıralanabilir:&#8221;</em></p>
<p>Ateş<br />
Kas ağrıları<br />
Baş ağrısı<br />
Tıkalı burun veya burun akıntısı<br />
Hapşırma<br />
Öksürme<br />
Kulaklarda basınç hissi<br />
Tat ve koku kaybı</p>
<p>PCR testi yapılmalıdır</p>
<p>Grip ve Covid-19 enfeksiyonu benzer bulgular sergilemektedir. Ebeveynlerin de hem kendileri hem de çocukları için dikkatli olması gerekir. Grip gibi hastalıklar kapalı, kalabalık ortamlarda daha kolay yayılmaktadır. Bu nedenle şikayetleri olan kişilerin doktorları tarafından değerlendirilmesi gerekli görülür ise grip (influenza) ve Covid-19 açısından PCR testi ve çeşitli kan testleriyle birlikte görüntüleme testlerinin alınması önemlidir. Süper grip de normal grip vakaları gibi dinlenme ve doktorun önereceği ilaçlarla tedavi edilebilmektedir.</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/cocuklarda-super-grip-vakalari.html">Çocuklarda Süper Grip Vakaları</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/cocuklarda-super-grip-vakalari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzamış Covid sendromu</title>
		<link>https://www.colormed.com.tr/uzamis-covid-sendromu.html</link>
					<comments>https://www.colormed.com.tr/uzamis-covid-sendromu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 16:47:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.colormed.com.tr/?p=353</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzamış Covid sendromu&#8217;nda düzenli ve yakın takip önemli ! Diyabet, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, solunum hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan kişilerde Covid geçirmek sağlıklı bireylere göre daha fazla risk taşıyor. Covid sürecinin barındırdığı bu riskin yanı sıra hastalığı atlattıktan sonraki dönem de yakın takip edilmesi gereken bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Covidin uzun dönem etkileri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/uzamis-covid-sendromu.html">Uzamış Covid sendromu</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Uzamış Covid sendromu&#8217;nda düzenli ve yakın takip önemli !</span></strong></p>
<p>Diyabet, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, solunum hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan kişilerde Covid geçirmek sağlıklı bireylere göre daha fazla risk taşıyor. Covid sürecinin barındırdığı bu riskin yanı sıra hastalığı atlattıktan sonraki dönem de yakın takip edilmesi gereken bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Covidin uzun dönem etkileri halen tam olarak bilinmiyor olsa da, kronik hastalarda Covid sonrası süreç hayati önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Yusuf Emre Uzun, kronik hastaların Covid süreci, uzamış Covid sendromu ve düzenli takiplerin önemli hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Aklımızdaki Sorular;</p>
<p>Diyabette kan şekeri kontrolü günde 3-4 sefere çıkabiliyor<br />
Tansiyonun damarlarda bıraktığı tahribat nedeniyle düzenli kontrol şart<br />
Bu hastalık gruplarına dikkat!<br />
Uzamış Covid sendromu riski kronik hastalıklarda artıyor<br />
Covidin uzaması bu sorunları beraberinde getiriyor<br />
Sağlıkta dijital dönüşüm hastalıkların takibini kolaylaştırıyor</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diyabette kan şekeri kontrolü günde 3-4 sefere çıkabiliyor</strong></span></p>
<p>Diyabet, insülin etkisi ya da sentezindeki yetersizlik nedeniyle ortaya çıkan kan şekeri yüksekliği ile karakterize, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik bir metabolizma bozukluğudur. Bu hastalığın tedavisinde amaç, kan şekeri kontrolü sağlamanın yanı sıra hastalığın akut komplikasyon riskini azaltmak ve hastaları kronik komplikasyonlardan korumaktır. Diyabet hastalarının takibinde hastanın evde kendi kendine kan şekeri ölçümü yapması önemlidir. Bu ölçümler özellikle insülin tedavisi alan hastalarda, gebelerde, kan şekeri henüz kontrol altına alınamamış hastalarda daha sık yapılmalıdır (günde 3-4 kez) Tedavi değişikliği yapılan hastalarda ve araya giren hastalık (covid-19) durumlarında evde kan şekeri ölçüm sıklığı artırılmalıdır. Bu hastalarda hem hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği) hem hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) sıklığı artmıştır. Evde kan şekeri ölçümleri bu komplikasyonların önüne geçilebilmesi ve tedavinin optimize edilebilmesi açısından faydalıdır.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Tansiyonun damarlarda bıraktığı tahribat nedeniyle düzenli kontrol şart</span></strong></p>
<p>Kan basıncı için ideal değerler büyük tansiyon 120 mmHg, küçük tansiyonun ise 80 mmHg civarında olmasıdır. Üst üste iki gün ve iki kez yapılan ölçümlerde büyük tansiyonun 140 mm Hg ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir. Hipertansiyonu yani yüksek tansiyonu olan hastalarda Covid-19 enfeksiyonunun daha ağır seyretme riski bulunmaktadır. Örneğin Covid-19 enfeksiyonu seyri sırasında kontrolsüz tansiyon yükseklikleri ile karşılaşılabilmektedir. Tansiyon yüksekliği genelde hastalarda herhangi bir komplikasyona sebep olmadığından kendi kendine fark edilmesi zordur. Bu nedenle her yaştan sağlıklı bireylerin dahi düzenli olarak kan basıncı ölçümlerini takip etmesi, yüksek tansiyonun kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Çünkü uzun süre hipertansiyon sorunu yaşayan ve daha sonra kan basıncı düşürülüp tedavi edilen kişiler bile damar hastalıkları riski taşımaktadır. Günün çoğu saatinde tansiyon normal seviyelerde tutulsa da ara sıra artan kan basıncının damarlarda meydana getirdiği zararı telafi etmek mümkün değildir. Bu nedenle günün farklı zamanlarında tansiyonun ölçülmesi ve izlenmesi önemlidir.<br />
Bu hastalık gruplarına dikkat!</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Covid-19 ‘a karşı risk altında olan kronik hasta grupları şöyle sıralanmaktadır:</span></strong></p>
<p>Kanser<br />
Tip 2 diyabet<br />
Hipertansiyon<br />
Koroner arter hastalığı<br />
Kalp yetmezliği<br />
Kalp kası hastalıkları<br />
Kronik böbrek hastalığı<br />
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)<br />
Obezite<br />
Organ nakline ya da farklı hastalıklara bağlı bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Uzamış Covid sendromu riski kronik hastalıklarda artıyor</span></strong></p>
<p>Uzamış Covid (long Covid) sendromu, covid-19 enfeksiyonu geçiren hastalarda hastalığa bağlı fiziksel ve/veya zihinsel semptomların 4 haftadan uzun sürmesi durumunda kullanılan bir tanımlamadır. Bazı kaynaklar semptomların 2 aydan daha uzun sürmesini uzamış Covid sendromu olarak kabul etmektedir. Uzamış Covid sendromunda en sık görülen semptom ve belirtiler; yorgunluk, nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, koku kaybı, eklem ağrısı, baş ağrısı, ağız kuruluğu, göz kuruluğu, iştahsızlık, baş dönmesi, kas ağrısı, uykusuzluk, saç dökülmesi, terleme ve ishaldir. Semptomların gerileme süresi hastalık şiddetine, hastanın yaşına ve kronik hastalıklarına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu semptomların gerilemesi 2 hafta kadar sürebilmekteyken bazı hastalarda 6 aya kadar uzayan süreler bildirilmektedir. Hastalığı daha ağır geçiren hastalarda iyileşme süresinin daha uzun olması beklenmektedir. Uzamış Covid sendromu kadınlarda, obez bireylerde, astım ve KOAH öyküsü olan kişilerde ve hipertansiyon, kalp hastalığı, diyabet, immün yetmezlik gibi kronik hastalıkları olan kişilerde daha sık ve uzun süreli olarak görülmektedir.<br />
Covidin uzaması bu sorunları beraberinde getiriyor</p>
<p><strong><em>Uzamış Covid sendromu görülen hastalarda birden fazla organ ve sistemde komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu komplikasyonlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:</em></strong></p>
<p>Kardiyovasküler: Aritmi (ritim bozukluğu), miyokardit (kalp kası iltihabı),<br />
Solunum: Pulmoner emboli, kronik öksürük, nefes darlığı<br />
Endokrinolojik: Yeni gelişen diyabet, diyabet hastalarının kontrolünde bozulma, tiroidit<br />
Nörolojik: Koku ve tat kaybı, konsantrasyon güçlüğü, hafıza sorunları, uyku problemleri<br />
Psikiyatrik: Depresyon, anksiyete<br />
Dermatolojik: Saç dökülmesi, dermatit</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sağlıkta dijital dönüşüm hastalıkların takibini kolaylaştırıyor</span></strong></p>
<p>Covid- 19 geçirmiş hastaların özellikle de eşlik eden kronik hastalıkları olan bireylerin oksijen saturasyonu, kan şekeri, kalp ritmi gibi parametreleri yakın takip edilmelidir. Memorial Dijital Sağlık Asistanı ile hastaların tansiyon, nabız, ateş, kan şekeri, oksijen saturasyonu anlık takip edilebilmektedir. Evde kullanılabilen bir cihaz vasıtasıyla kronik hastalıkları bulunan ve yaşamsal önem taşıyan değerlerinin düzenli kontrolü gereken hastalara doktoru ve hemşiresi tarafından dijital olarak yakından takip ve etkileşim imkanı sağlayan önemli teknolojiler sunulmaktadır.</p><p>The post <a href="https://www.colormed.com.tr/uzamis-covid-sendromu.html">Uzamış Covid sendromu</a> first appeared on <a href="https://www.colormed.com.tr">Colormed - Emar, Açık Emar, HSG (Rahim Filmi) Ve Tomografi Görüntüleme Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.colormed.com.tr/uzamis-covid-sendromu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
